Shop Mobile More Submit  Join Login
×

ficrt

Journal Entry: Fri Sep 18, 2009, 4:24 PM
biri benim bir fotoğrafımı featured etmiş news.deviantart.com/article/93… saolsun. hem de şu işi Bicycle Rider by morad saolsun tekrar

free counters
  • Listening to: Massive Attack - Angel
  • Reading: your mind
  • Watching: eyes
  • Playing: with the sadness
  • Drinking: Moonlight shadow

Simdi uyu

Journal Entry: Thu Feb 26, 2009, 3:32 PM
birden bi toprak kokusu sarmış etrafımı, bir ışık var ama ben hala dipteyim gibi. sen geldin...

tek bir küçük çorba kaşığı ile kazdın ya üzerimdeki toprağı, çok uğraşmadın ama uğraştın. beni ışığa çıkardın ya, işte sen böylesin. melankolik balon renginde bir sis'in icinden geldin bana. ve evet ben bilerek sarıldım o gün sana. ve evet ben bunu düşünerek sarıldım o gün sana. sen şimdi denizin kenarında kumsala uzanmışsın ve sağ kulağının yakın olduğu taraftan geliyor denizin sesi ve bütün bedenimizi kaplamış gecenin rengi, ama biz görüyoruz. ben seni ışığımla aydınlatırken, senin ışığınla öğreniyorum ki sanki bu bir rüya da geçmişi temizlemiş bir rüzgar nefesli dev gibi. fonda bir müzik var duyuyor musun? Massive Attack girmiş hayatımıza ilk günümüzde ve sağ kulağımızdan girmişte hala sol kulakta yankılanır gibi dolaşıyor etrafımızda. ben sana sarılmışım da sanki ruhum dışarı çıkmış ikimizi seyrediyor etrafından dönerek. tek kelimeyle mükemmel olan ve çok kelime ile sözlüğün yetmediği şu duyguyu ifade etmek için harcadığım mesai saatlerimi sanki ücretini benden kesecekler gibi ürkek harcıyorum. evet cümleler uzun cümleler virgülsüz ama biliyorum sen o benim şimdi kullanmak istemediğim virgülü doğru yerde kullanırsın da bunu sadece sen anlarsın ve bana anlatırsın.

dedim ya sana hayatımın her anında müzik var kafamda ve ben o müziği sevmesem bile melodisindeki iki enstürmanın sesinden senin sesini duyabilirim ki zaten sesini duymadan uyuyamam. ve ben tam olarak şu an ne yazdığımı sadece senin anlayacağını düşünerek yazdığım için bunu okuyan üçüncü çoğul şahısın neden densiz ve dengesizce okuyacağını bile bile yapıyorum bunu.

ışık doğru gelirse gölgelerde şenlik olur diye düşünmüşümdür hep ve sen hep benim gölgeme yansıyan ışık olacaksın. iki ışık arasında dengesiz kalmış mum sönüğü gibi birbirimizin kibriti olmuşken seni bırakmaya niyetim yok.

hikayelerim var ve sen her uyumadan önce ben sana kafamda koşan özgür atları anlatacağım. ve sen o deniz kıyısında tekrar uykuya daldığında ben yanında olacağım.

bir delinin düş rehberi - şubat 2009  Murat Küçükosman

free counters
  • Listening to: Massive Attack - Angel
  • Reading: your mind
  • Watching: eyes
  • Playing: with the sadness
  • Drinking: Moonlight shadow

journal CSS

Journal Entry: Thu Feb 26, 2009, 3:13 PM
biri bana journal css yapip hediye etse ne guzel olur yahu :(

free counters
  • Listening to: Music from inside of me
  • Reading: your mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Drinking: Sun light

ehhmm ehmm.. ses... birkivuc,

Journal Entry: Sun Feb 15, 2009, 4:54 PM
perşembe gecesi itibari ile, trabzona kaçtım. evet direk kaçtım. telefonu kapadım, yanıma laptop aldım ama internet'e bağlamadım, işlerimi yaptım arada bir. 3 gün boyunca zaten şarjı bitik olan telefonumu öğleden sonra 1 kere açtım. "kimseye söylemeyin, annem sorsa söylemeyin" dedim ama işte bi işe yaramamış, bu gün döndüm ve "aa trabzondan döndün mü?" diye sormaya başladılar insanlar. ne garip :)

neyse 9 senedir gitmemiştim, iyi oldu benim için. biraz kafam rahatladı. ama küçük beyinli insanlar yüzünden yine bişi değişmedi. geldim gelir gelmez, telefon saçma sapan mesajlar ile dolmaya başladı (senden bahsetmiyorum sevgilim, anlatırım sonra) yok onun sevgilisi ona bişi demişte benimle ilgisi yokmuş ama ben göndermişim mesajı da falan filan ekstrabalinyanıyor anlayacağın :)

durum böyleyken, ben kaçmış olmadım, sadece şarjımı yanıma almadığım için ulaşılamamış oldum. neyse bi daha daha güzel bir deneme yapmalıyım. kimseye söylemeden gidicem :) sorana da evdeyim dicem. peh.

a unutmadan, alkolsüz geçen 3 günde ayık mıydım? hayır. açık hava ve üzüntü çarptı. sonuç, vertigo. :)

free counters
  • Listening to: Music from inside of me
  • Reading: your mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Drinking: Sun light

onu diyorum

Journal Entry: Thu Jan 1, 2009, 2:19 PM
aman güzel şeyler oluyor :)

free counters
  • Listening to: Music from inside of me
  • Reading: your mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Drinking: Sun light

Yeni Yeni Yeni Yil! New New New Year!

Journal Entry: Tue Dec 30, 2008, 4:45 PM
Mutlu Yıllar :) / Happy New Year

yarın aman yapacak işim yok, kim dışarı çıkacak yahu, öf canım sıkıldı vs.. diyenleri beşiktaştaki stüdyomuzda misafir edebilirim, dileyenler gelebilir :)

0212 327 26 47 - murat derseniz telefona bir şekilde ulaşabilirim sanırım :) saat 7 itibariyle stüdyoda olacağım.

  • Listening to: Music from inside of me
  • Reading: your mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Drinking: Sun light

Tattoo,Piercing Studyosu

Journal Entry: Thu Dec 25, 2008, 4:42 PM
guzel bir haber ile yayinimiza ara veriyoruz.

Istanbul Besiktas'ta Dovme studyosu actik, herkesi cay icmeye bekliyoruz. :) hafta ici ben kendi isimde oldugum icin aksam 7'den sonra ancak gelebiliyorum lakin, erkan ve serap'in sicak muhabbetinden dolayi eminim erken gitseniz bile zamanin nasil gectigini anlamayacaksiniz.

Custom Arts Tattoo by morad

Şehit Asım CD. Köyiçi Meydan Sokak No : 3 Daire : 11 BEŞİKTAŞ / İSTANBUL

studyo telefonunu yarin bildirecegim henuz ezberleyemedim :) telefonuma da kaydetmemisim zaten.

(buyuk kartal heykelinin arkasına sırtınızı donup kafanızı hafif sağa çevirip yukarı bakın ileride köşede göreceksiniz tabelayi)

ve ayrica:  Bayram Sonu Keyfi

  • Listening to: Music from inside of me
  • Reading: your mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Drinking: Sun light

yagmurda yurumek

Journal Entry: Sun Nov 30, 2008, 11:17 AM
yağmurda yürümek, özellikle yolda araba yok ve sessiz ise...

sadece ışıklar var ve şı.pır şı.pır yağmur sesi... toprak kokusu sarmış etrafını ve yalnız başına oturmuşsun bir bankta, üzerindeki mont yetersiz kalmış... artık suyu içine geçmiş serin serin iniyor beline doğru, sen kalkmışsın ayağa bi silkelenip tekrar oturmuşsun... belki biraz kırmızı, belki biraz arpa suyu ama içine yağmur suyu damlayacak ki yağmur dışını sardığı gibi içini de sarsın. dedim ya montun kifayetsiz kalmış, pantolon pantolonluktan çıkmış... o sırada bir araba geçsin ve onun sesiyle yağmurun sesi karışsın... sonra o da gitsin sen ışıkları seyret, geçenler de seni seyretsin... "iyi misin?" diye sorana "hiç bu kadar iyi olmamıştım" de... yağmur yavaşlasın tekrar yürümeye başla, kulağına bir de müzik tak o sırada, hem yağmuru hem müziği karıştır. yağmur sen olsun, sen yağmur ol...

diye yazmak istedim, içimden geldi

  • Listening to: Music from inside of me
  • Reading: your mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Drinking: Sun light

yagmur var ya...

Journal Entry: Wed Nov 26, 2008, 3:16 PM
yağmur var, ben senin sokağının önünden geçiyorum. her geçişimde baktığım gibi bakıyorum… yağmur var ya, her damlası ayrı bir hayalimi alıp götürüyor, araba dönüyor “burada mutlu olalım” dediğin yerin önünden geçiyoruz. ve o damla gözümden düşüyor… hayallerimin hepsiyle birlikte. belki sen gittiğinden beri ilk düşen damladır, belki kırmızıdır o damla gözüm kanıyordur… sen gittin işte ve yağmur var ya bütün kirimi alsın istedim, beni temizlesin seni yanıma bıraksın istedim. ve o yağmur var ya bütün kıyafetlerimi ıslattı… ve o yağmur var ya bütün bedenimi sardı sen gibi… ısıttı beni, hapşırdım yavaş esen rüzgarın oynattığı yapraklar gibi sadece ben anladım… o yağmur var ya benim nefesimi kesti… sana yakışamam artık, ben o yağmurun beni sardığı gibi çok vücut sardım… ama hiç biri o yağmur gibi beni saramadı… bakışımı bilirsin, her şeyi bir şekle çeviririm ama şimdi o şekillerin yerinde de sen varsın… o yağmur var ya üzerime taş gibi düşen, ağırlığından kafamı kaldıramadığım. beni hapşırttı, sen gibi gülüşün gibi geldi kulağıma. baktım sen değilsin…

bahçedeki kediler var ya hep kıskandığın, şimdi her eve geldiğimde etrafımı sarıp senin gibi “miw ” diyorlar ve o kediler var ya, yağmurda da beni beklediler, sadece sana gösteremediğim sevgiyi görmek için. ve o kediler var ya her korktuklarında beni terkederler, beklemezler senin gibi…

taşın üzerine alkol döktüğümüzde yanan mavi alev var ya, o sensin işte… yakarsın ama acıtmazsın gibi… yağmur var ya altında ağzımı açıp beklediğim sadece dışımı değil içimi de sen gibi sarsın diye, ve o yağmur var ya her damlada bir hayalimi aldı gitti…

ruhum var ya duman gibi çıktı gitti… şimdi içtim ya, sırf senin yüzünden, yağmur olup beni sarmasaydın keşke,  bu gün bu saatte… seni özledim ya, her baktığımda sen varsın biraz, her gülüş senin gülüşün… sen bunu anlamasan da son kez sevdim…

  • Listening to: Music from inside of me
  • Reading: your mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Drinking: Sun light

Kar

Journal Entry: Fri Nov 21, 2008, 4:44 PM
kar yağmaya başladığında ben zaten üşüyordum, pamuk ipliğine bağlı hayatlar. koşuşturan insanlar, iş - ev vs.. derken soğuktan morarmış ayaklarım ve saçlarımı kapatan karın altından sıcak bir gülümseme ile bakıyorum sana. sen bunu sadece gülümseme olarak görebilirsin fakat ben sana seni nasıl gördüğümü gösteriyorum...

kazanda pişen yemeğin içine düşürdün ya sen benim kalbimi, şimdi elimi sokup alsam kalbimden çok mu acır?

tahta bir atım hiç olmadı benim, benim atlarım hep gerçekti adı vardı yadigar sen bilirsin, bir gece bize gelmişti... ayak seslerini, kırlarda koşuşunu dinleyerek uyumuştun o korktuğun gece... sabahında beni her sabah öperek uyandırdığın gibi olan gece...

şarap tanrısının önümüze sunduğu kırmızı'yı biz kendimizi yıkamak için kullandık, sen bilirsin ben şarabı severim ve ben hep unuturum senin başın sızlar...

ben hep unuturum ama içim sızlar...

  • Listening to: Music from inside of me
  • Reading: your mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Drinking: Sun light

Back to home

Journal Entry: Sun Nov 9, 2008, 1:27 PM
ruhun tazeliğini korurken hayatın, sen çoktan tüketmişsindir kendini. kaçan balığın büyüklüğü ile değil de balığı yakalamak için harcadığın zamanı düşünürsün... ama önemli olan kaçırdığın balığın güzelliğidir. "hayat işte; bi gün oradasın, bir gün bakmışsın bütün hayallerin bitmiş" dedi. evet dedim. başka söz bulamadım.

terkettiğim yere geri döndüm, kendime. büyük ahtapotun da 8 kolu vardır, küçük ahtapotun da...

şimdi ne desem boş olacak. galeri ile konuşmaya çalışacağım o da unutmuş beni :) olsun varsın unutsun. ben hatırlatırım.

şimdi başım dönüyor, ve çok yorgunum...

teşekkürler, gün ışığı, teşekkürler karanlık, teşekkürler...

  • Listening to: Music from inside of me
  • Reading: your mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Drinking: Sun light
gittim ben haaadi eyvallah...

www.muratkucukosman.com/

lüzumsuz mütala yapma ya... oku anla uzaklaş işte... (bu sana değil o bilio kendini)
  • Listening to: myself
  • Reading: my mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Eating: myself
  • Drinking: mysoul

az kald

Journal Entry: Fri Oct 13, 2006, 12:45 PM
evet.
alış-veriş yaptım ama halen bişiyler eksik ya anlamadım ben... du bakalım...

  • Listening to: myself
  • Reading: my mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Eating: myself
  • Drinking: mysoul

mutlu insan tripleri

Journal Entry: Mon Oct 9, 2006, 9:44 AM
bu aralar dilime takıldı...
zengin p.çi tripleri
zengin kızı tripleri
fakir gururlu çocuk tripleri

hehe bunlar ne ki? bilmiyorum bir sabah uyandım ve bunları söylüyorum kendi kendime.

neyse bu gün bişiyin içinden çıktım ben, karanlık bişi bilmiyorum neydi ama karanlık bir tüneldi... şimdi şirketteyim ve yine uyumadan çalışmam gerekiyor. yarın akşama kadar.

evet mutluluktan çalışmak istemiyorum. ama bir şekilde carsambaya yetismesi lazım bu projenin... ayrıca...

teşekkür ederim...

gözlerim parlıyormuş benim.

  • Listening to: myself
  • Reading: my mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Eating: myself
  • Drinking: mysoul

yanl anladm hayat and am

Journal Entry: Sat Oct 7, 2006, 3:39 PM
hayır aslında sadece teşekkür için edilmiş bir telefon değildir...

ve adam, karanlığa gömdüğü vücudunun, kaybettiği kiloları almaya çalışmaktadır. umut yoktur geriye bakmanın da bir anlamı yoktur. aslında o bakmadığı geri önündedir. baktığı her yerde aynı gülüşün eteğinde soluklanmaktadır.

telefon çalar...

ve adam, telefonu şaşkınlık ile açar aslında korkarak açar, gönderdiği hediyenin karşılığında bir hayır cevabıdır beklediği. bir daha yapma bunu diyeceğini düşündü arayanın. o kadar şartlanmıştır ki hayır'a evet'i duymaz. daha konuşmaya çalışırken yanlış anlar ve görüşürüz diyip kapatır telefonu. ve ardından gelen sms ile daha derine gömülür. cevap verir. "hayır yanlış anladın" der. ve telefon ölüm sessizliğine bürünür... karanlıktır. ve sonsuza dek soğuktur.

adam, birlikte kitap okumayı düşündüğü için aldığı ışıkla ısınmaya çalışır fakat onun ışığı yoktur içinde. sadece  onun desteği ile başladığı işleri bitiremez olmuştur. karanlık ve soğuk... ben yarattım onları... benim oğlum ve kızım onlar. her gün içimde büyüttüğüm. diye bitirdi sözlerini.

sürekli çalışıyorum ve uyumuyorum. çalıştığım için uyumuyor değilim. uyuyamadığım için çalışıyorum...

ve dün kaval kemiğime sokaktaki demir girdi, çok önemli bişi yok. arada bi sızlıyor. o demirden öyle ses çıkacağı aklıma gelmezdi. vay be... bu gün de bir araba tarafından sıyrıldım. yarın da köpek balığı kolumu koparırsa tam olacak. ama köpek balığından önce kutup ayısı gelecek diye korkuyorum.

  • Listening to: myself
  • Reading: my mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Eating: myself
  • Drinking: mysoul

konuma

Journal Entry: Sat Oct 7, 2006, 7:24 AM
konusamadim telefonda... sesini duydum ama... bilmiyorum... sadece tesekkur icin aradi, biliyorum... oyle de guzel bi insan... canim benim... gercekten bi baskadir o... asil ben tesekkur ederim.

  • Listening to: myself
  • Reading: my mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Eating: myself
  • Drinking: mysoul

She is Listening

Journal Entry: Tue Oct 3, 2006, 4:06 PM
on my way up north
up on the ventura
i pulled back the hood
and i was talking to you
and i knew then it would be
a life long thing
but i didn't know that we
we could break a silver lining

and i'm so sad
like a good book
i can't put this day back
a sorta fairytale
with you
a sorta fairytale
with you

things you said that day
up on the 101
the girl had come undone
i tried to downplay it
with a bet about us
you said that-
you'd take it
as long as i could
i could not erase it

and i ride along side
and i rode along side
you then
and i rode along side
till you lost me there
in the open road
and i rode along side
till the honey spread
itself so thin
for me to break your bread
for me to take your word
i had to steal it

i could pick back up
whenever i feel

down new mexico way
something about
the open road
i knew that he was
looking for some indian blood and
find a little in you find a little
in me we may be
on this road but
we're just
impostors
in this country you know
so we go along and we said
we'd fake it
feel better with
oliver stone
till i
almost smacked him -
seemed right that night and
i don't know what
takes hold
out there in the
desert cold
these guys think they must
try and just get over on us

and i'm so sad
like a good book
i can't put this
day back
a sorta fairytale
with you
a sorta fairytale
with you

and i was ridin' by
ridin' along side
for a while till you lost me
and i was ridin' by
ridin' along till you lost me
till you lost
me in
the rear
view
you lost me
i said

way up north i took my day
all in all was a pretty nice
day and i put the hood
right back where
you could taste heaven
perfectly
feel out the summer breeze
didn't know when we'd be back
and i, i don't
didn't think
we'd end up like
like this..

ya ben? ne dinliyorum


kendimi dinliyorum... kafamın içinde yazdığım en güzel şarkıları, kendime söylüyorum. her şeyden uzak. kendime yakın, içimdeki mutlu sana yakın. bozduğum herşeye uzak. üzdüğüm sana uzak. herşey bana özel değildi... bize özeldi...

  • Listening to: myself
  • Reading: my mind
  • Watching: our lifes
  • Playing: with the sadness
  • Eating: myself
  • Drinking: mysoul

idrak yollarm iltihapland

Journal Entry: Mon Oct 2, 2006, 4:19 AM
sinir anında yapılan şeylerin bir açıklaması yoktur. aşırı artan adrenalin ve beyin fonksyonlarının tamamen reflekse dönmesi sonucunda oluşan. refleks hareketinin neticesinde yapılan hareketlerdir.

sadece yerimi yanlış anlamış olabilirim.

üzgünüm fakat evet onları ben yazdım. sinir anında yazdım 5 kere okudum sabahtan beri yazdıklarımı bir anlam veremedim. olan oldu... yapacak birşey yok... belki de var?! ben bulamıyorum.

sadece soru işaretlerinden nefret ediyorum. evet.

Ruh Reflusu

Journal Entry: Thu Sep 28, 2006, 3:39 AM
bence geçmişte yaşanan olayların sadece kötü olanlarını hatırlamak özel bir yetenektir. kimi insanlarda bu yetenek çok öndeyken benim gibi insanlarda bu yeteneği absorbe (böyle mi yazılıyordu bu?) ederek yerine yeni yetenekler kazanmıştır. ki hafıza kaybı da bir yetenektir.

istemli unutkanlık. (evet götümden uydurdum). iyi şeyleri silerek sadece kötülerle anılacak insanların olması bizim suçumuz değildir. onların da suçu değildir. kimin suçu?

birlikte yapılan birşeyler olamaz değil mi? illa ki bir kişi hatalı olmak zorunda... ya da haklı çıkma psikolojisiyle oluşturulmuş; bağımsız, kitlesel imha duygusu.?! (o ne)

kitlesel imha duygusu, herkes de mevcuttur. mevcut kalacaktır. bundan kurtulamazsın. en ufak hata da eski ile bağdaştırma yaparak "yine mi?" diyeceksin. ve bir anda bütün güzel şeyleri "imha" etmeye çalışacaksın. bu durumun kurtuluşu yoktur. tek yol anlayıştır. anlayışlı olmak lazım... dinlemek lazım... sorgularken 1'i değil 2'yi sorgulamak lazım. zira bana göre tek sayı hiç bir zaman olmayan sayıdır.

noktalı virgülden sonra gelen yanlışlıkla konmuş ""nokta"".

eh demiştim yazacağımı değil mi?

ha bu arada "aferin".

Bkz: "genel kitle sana söylüyorum, gel yavrum sen anla"

sanat ve sanat

Journal Entry: Wed Sep 27, 2006, 5:55 AM



Sazlı Sözlü Black Metal
Mikrop Şakir I
Mikrop Şakir I öldüm gülmekten



And I'm deeply disturbed
And I'm deeply unhappy
*Deeply disturbed
And I'm deeply unhappy
*Deeply disturbed
And I'm deeply unhappy
*Deeply disturbed
And I'm deeply unhappy

*Deeeeeeeeply
Disturrrrrbed
Deeeeeeeeply
Disturrrrrrrrbed
And I'm deeply disturbed (deeeeeeeeply)
And I'm deeply unhappy (disturrrrbed)
*Deeply disturbed
And I'm deeply unhappy
Deeply disturbed (deeply)
And I'm deeply unhappy (disturrrrbed)
Deeply disturbed
And I'm deeply unhappy

Disturrrrbed"

oo yeeee aaa yee diye şarkı söylemek istiyorum oh :)